Ana içeriğe atla

Ramazan'da Antrenman ve Beslenme Nasıl Ayarlanır?

İftar sofrasında hurma, nohut salatası, meyve ve börek tabakları

Ramazan yaklaşınca antrenman yapan herkesin aklına aynı soru geliyor: "Bir ay ara mı vereyim, yoksa devam mı edeyim?"

Kısa cevap: devam et, ama programı olduğu gibi bırakma. Ramazan'da amacın yeni rekorlar kırmak değil, elindekini korumak. Bu yazıda antrenmanı günün hangi saatine koyacağını, oruçluyken neyin riskli olduğunu, sıvıyı ve proteini iftarla sahur arasına nasıl yayacağını anlatıyorum.

Baştan söyleyeyim: burada orucun kendisiyle ilgili dini bir tartışma yok. Oruç tutmaya karar verdiysen, antrenmanı buna nasıl uyduracağını konuşuyoruz.

Ramazan rekor ayı değil, koruma ayı

Beklentini baştan doğru kurarsan ay sonunda hayal kırıklığı yaşamazsın.

11 çalışmayı birleştiren bir sistematik derleme ve meta-analiz, Ramazan orucunun performansa etkisini şöyle özetliyor: aerobik performans, kas kuvveti, sıçrama yüksekliği ve toplam iş miktarı anlamlı şekilde etkilenmiyor. Buna karşılık tekrarlı sprint ve Wingate testlerindeki ortalama ve zirve güç düşüyor, özellikle sabah yapılan sprintlerde.

Yani kaybettiğin şey, üst üste patlayıcı efor gerektiren işlerdeki keskinlik. Kaldırdığın ağırlık ya da dayanıklılığın büyük ölçüde yerinde kalıyor.

Kas kütlesi tarafında da tablo umut verici. Ramazan boyunca 29 gün takip edilen 16 vücut geliştiricide, ister oruçluyken ister iftar sonrası tok karnına çalışsınlar, vücut ağırlığı, yağ oranı ve yağsız vücut kütlesi anlamlı şekilde değişmedi. Antrenman hacmi sabit tutulmuştu: seans başına yaklaşık 20 set, haftada 3-4 gün.

Buradan çıkan ders net: kası korumak için kahramanlık yapmana gerek yok, düzeni bırakmaman yeterli. Bu ayda kalori hedefini de "kilo verme" değil "yerinde sayma" tarafına çekmek mantıklı. Kendi bakım kalorini görmek istersen günlük kalori ihtiyacı hesaplama aracını kullanabilir, konunun mantığını kalori ihtiyacı yazısında okuyabilirsin.

Antrenmanı günün hangi saatine koymalı?

Bu, Ramazan'daki en önemli karar. Üç seçeneğin var ve üçü de eşit değil.

ZamanlamaArtısıEksisiKime uygun
İftardan 2-3 saat sonraVücut hem sulu hem tok; ağır çalışabilirsinGeç saat, uykuyu geciktirebilirAğırlık antrenmanı yapan çoğu kişi
İftara 1-2 saat kalaBitince hemen su ve yemeğe ulaşırsınGünün en susuz anı; şiddet düşük tutulmalıHafif-orta seans, teknik çalışma, yürüyüş
Sahur öncesi / sabahGün boşalırToparlanma akşama kadar askıda kalırGenelde önerilmiyor

Aspetar'ın sağlıklı bireyler için hazırladığı Ramazan klinik kılavuzu bu üçünü ayrı ayrı değerlendiriyor ve iftardan yaklaşık 3 saat sonrasını öne çıkarıyor; gerekçesi, antrenman boyunca hem sıvı hem besin durumunun uygun kalması. Yüksek şiddetli iş için en uygun pencere burası.

İftara yakın seans da bir seçenek, ama şartlı: şiddeti ve süreyi düşürüyorsun. Aynı kılavuz, iftar öncesi yapılan yoğun seansların süresinin %10-30 oranında kısaltılmasını öneriyor. Pratik süre olarak iftar öncesi 60-75 dakika, iftar sonrası 75-90 dakika sınırları veriliyor.

Sabah antrenmanı ise kılavuzda doğrudan önerilmiyor. Sebep basit: seanstan sonra akşama kadar ne su ne yemek alabiliyorsun, yani toparlanma saatlerce beklemek zorunda kalıyor.

Oruçluyken ağır çalışmanın riski ne?

İki şey: sıvı kaybı ve performans düşüşü.

Gün boyu su içmiyorsun, üstüne terleyerek daha da kaybediyorsun. Sporcu beslenmesinde genel eşik, sıvı kaybının vücut ağırlığının %2'sini geçmemesi. 70 kiloluk biri için bu yaklaşık 1,4 kilo demek. Bu sınırın üstünde hem performans hem konsantrasyon belirgin şekilde bozulur.

Sıcak havada, öğlen saatinde, uzun ve yoğun bir seans yapmak bu eşiği aşmanın en kolay yolu. Ramazan yaz aylarına denk geldiğinde risk daha da artar.

Antrenman sırasında baş dönmesi, gözlerin kararması, mide bulantısı, olağandışı halsizlik ya da kalp çarpıntısı hissedersen seansı orada bitir. Bunlar "dişini sık" denecek durumlar değil.

İlk hafta hafif başla

Vücudun yeni yemek ve uyku düzenine alışması zaman alıyor. Klinik kılavuzun önerdiği yaklaşım kademeli:

  • 1. hafta: Hafif-orta şiddet. Yeni düzeni oturtmaya çalış.
  • 2-4. hafta: Şiddeti kademeli olarak yükselt.

Hacmi düşürürken yükü koru. Yani ağırlığı azaltmak yerine set sayısını kırp. 5 set yerine 3 set yapmak, ağırlığı düşürüp 5 set yapmaktan daha iyi korur. Kısa ve hafif bir seçenek arıyorsan evde ekipmansız program bu ay için makul bir alternatif olabilir.

Sıvıyı iftarla sahur arasına yay

En sık yapılan hata, iftarda bir litre suyu bir dikişte içip gecenin geri kalanında unutmak. Böyle içilen suyun büyük kısmı idrarla çıkıyor.

Kılavuzun önerisi, iftar ile sahur arasında sık aralıklarla küçük miktarlar içmek: yaklaşık her 30 dakikada bir 200 ml. Sporcular için verilen günlük toplam hedef 3-4 litre aralığında; bu rakam antrenman yapan kişiler için, kendi ihtiyacın kilona ve terleme miktarına göre değişir. Kendi taban ihtiyacını görmek için su ihtiyacı hesaplama aracını kullanabilirsin.

Bir uyarı daha: kılavuz, idrar söktürücü etkisi nedeniyle kahve ve çayı sınırlamayı öneriyor. İftardan sonra üst üste içilen demli çay, gece boyunca doldurmaya çalıştığın sıvıyı boşaltmana yol açabilir.

Protein ve öğün dağılımı

Yemek yiyebildiğin süre kısaldığı için günlük proteini tek öğüne yığmak cazip geliyor, ama en iyi fikir bu değil.

Kılavuzun verdiği günlük aralıklar şöyle: protein 1,2-1,7 g/kg, karbonhidrat 6-10 g/kg, yağ toplam enerjinin %20-35'i. 70 kiloluk biri için protein tarafı kabaca 85-120 gram ediyor.

Bunu tek seferde değil, en az üç noktaya böl: iftar, iftar sonrası ara öğün ve sahur. Protein kaynaklarını takviyesiz nasıl toplayacağını protein ihtiyacı yazısında ayrıntılı anlattım. Kendi hedeflerini gram cinsinden görmek istersen makro besin hesaplama aracı işini kolaylaştırır.

Sahurda ne yemeli?

Yaygın tavsiye "yavaş sindirilen, düşük glisemik indeksli besinler ye" şeklinde. Glisemik indeks, bir besinin kan şekerini ne hızla yükselttiğini gösteren bir ölçek; düşük olanlar enerjiyi daha yavaş bırakır.

Burada dürüst olmam gerekiyor: bu tavsiyenin performans tarafındaki kanıtı zayıf. 12 kişilik randomize çapraz bir çalışmada sahurda düşük glisemik indeksli öğün (Gİ 37) ile karışık öğün (Gİ 57) karşılaştırıldı. 12 saat sonraki koşu testinde düşük Gİ'li öğünden sonra kat edilen mesafe daha düşük çıktı; tokluk, iştah ve ruh hali puanlarında ise iki öğün arasında fark yoktu. Yazarların sonucu, düşük Gİ'li sahurun metabolik ya da performansa dönük bir fayda sağlamadığı yönünde.

Aspetar kılavuzu ise sporcular için tam tersini, sahurda gün içindeki glikoz bulunabilirliğini artırmak amacıyla yüksek glisemik indeksli besinleri öneriyor.

Yani bu konu net değil. Pratikte güvenle söylenebilecekler şunlar:

  • Sahuru atlama. Tartışma neyin yenmesi gerektiği üzerine; öğünün kendisinin gerekliliği üzerine değil.
  • Protein koy. Yumurta, yoğurt, peynir gibi kaynaklar hem tokluk verir hem günlük hedefine katkı sağlar.
  • Su iç. Sahur, gün başlamadan önceki son sıvı fırsatın.
  • Aşırı tuzlu ve çok şekerli şeylerden kaçın. İkisi de gün içinde susuzluk hissini artırır.

Uykuyu ihmal etme

Ramazan'da en çok bozulan şey aslında antrenman değil, uyku.

32 profesyonel koşucuyla yapılan bir çalışmada uyku kalitesi ölçeği Ramazan'da anlamlı şekilde kötüleşti (puan 5,06'dan 6,56'ya çıktı; yüksek puan kötü demek). Aynı çalışmada Cooper testinde kat edilen mesafe 3585 metreden 3522 metreye düştü. En dikkat çekici bulgu şu: uyku kalitesi kötü olan sporcuların fiziksel uygunluğu, hem Ramazan öncesinde hem Ramazan sırasında belirgin şekilde daha düşüktü.

Klinik kılavuz, Ramazan'da gecelik uykudan yaklaşık 60 dakika kaybedilmesini beklenen bir durum olarak tanımlıyor ve telafi için 30-40 dakikalık gündüz şekerlemesini öneriyor. Uzun şekerleme yerine kısa tutmak, gece uykusunu bozmaması açısından önemli.

Uyku ilacına kendi başına başvurma; kılavuz bunu ancak hekim gözetiminde uygun görüyor.

Kronik hastalığın varsa

Bu bölüm tavsiye değil, sınır çizgisi.

Diyabet, kalp-damar hastalığı, böbrek hastalığı gibi kronik bir rahatsızlığın varsa ya da düzenli ilaç kullanıyorsan, oruç tutup tutmayacağın ve ilaç saatlerinin nasıl ayarlanacağı hekiminin kararıdır. Klinik kılavuz da kronik hastalığı olanların Ramazan'da egzersiz yapmadan önce doktoruna danışmasını açıkça belirtiyor.

İnsülin kullanıyorsan bu konu daha da kritik. NHS, Ramazan gibi dini sebeplerle oruç tutulduğunda insülin dozunun değişmesi gerekebileceğini belirtiyor ve reçete değişikliği için diyabet ekibiyle konuşulmasını söylüyor. Dozu kendi başına ayarlama.

Kaynaklar

Sağlık uyarısı

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tıbbi tavsiye, teşhis ya da tedavi yerine geçmez. Buradaki sayısal aralıklar sağlıklı ve antrenmanlı bireyler üzerinde yapılmış çalışmalardan gelir; herkese birebir uymayabilir. Diyabet, kalp-damar, böbrek ya da başka bir kronik hastalığın varsa, düzenli ilaç kullanıyorsan, hamileysen veya emziriyorsan oruç tutma ve egzersiz kararını mutlaka hekiminle birlikte ver; ilaç dozlarını kendi başına değiştirme. Antrenman sırasında baş dönmesi, göz kararması, şiddetli halsizlik, çarpıntı ya da bayılma hissi olursa seansı bırak, orucunu açman gerekip gerekmediğini sağlık kuruluşuna danış; belirtiler geçmiyorsa acil servise başvur.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekipmansız 4 Haftalık Başlangıç Programı

Spor salonuna gitmeye vaktin ya da bütçen yoksa, işe başlamak için hiçbir şey satın alman gerekmiyor. Kendi vücut ağırlığın, bir duvar ve sağlam bir sandalye yeterli. Aşağıdaki program dört hafta sürüyor, haftada üç antrenman gününden oluşuyor ve her hafta biraz daha zorlaşıyor. Yani "şu hareketleri yaparsın" listesi değil, takvimi belli bir plan. Önce üç terim Program tablolarını okuyabilmen için üç kelimeyi bilmen yeterli: Tekrar: Bir hareketi baştan sona bir kez yapmak. On kez çömelip kalkarsan 10 tekrar yapmış olursun. Set: Ara vermeden yaptığın tekrar grubu. "3 set × 10 tekrar" demek, aralarında dinlenerek 10'arlık üç grup yapacaksın demek. Dinlenme: İki set arasında beklediğin süre. Nefesin düzelsin diye var; telefonla oyalanma süresi değil. Bir de sık duyacağın hipertrofi var: kas liflerinin kalınlaşması, yani kasın büyümesi. İlk haftalarda göreceğin gelişmenin büyük kısmı aslında hipertrofi değil, sinir sisteminin hareketi öğrenmesidir....

Fitness Nedir? Bodybuilding ile Farkı Ne?

"Fitness yapıyorum" diyen biriyle "body yapıyorum" diyen biri çoğu zaman aynı salona gider, hatta bazen aynı aletleri kullanır. Ama anlattıkları şey aynı değildir. Biri sağlığını ve formunu düşünürken, öteki kaslarının boyutunu düşünür. Bu yazıda önce kelimelerin kendisini yerli yerine oturtacağız: fitness ne demek, Türkçesi ne, nasıl yazılıyor. Sonra da fitness ile bodybuilding (vücut geliştirme) arasındaki gerçek farkı, hangisinin sana uyacağını ve en sık yapılan yanlışları konuşacağız. Fitness ne demek? TDK sözlükte ne yazıyor? Merak edip TDK Güncel Türkçe Sözlük 'e bakanlar için net cevap: evet, fitness kelimesi sözlükte var . Kökeni "İngilizce fitness" olarak gösteriliyor ve türü isim. İlginç olan, maddenin altında bir tanım yerine bir yönlendirme bulunması. Sözlük şöyle diyor: bk. sağlıklı yaşam . Buradaki "bk." kısaltması "bakınız" demektir; yani TDK, fitness kelimesinin karşılığı olarak seni doğrudan başka bir mad...